Music

20 Ekim 2012 Cumartesi

Gök, Yüzünü Kapattı



Uzlaşmazlık tohumunu ilk ekenlerin
İlk göğerttikleri kin ağacının altında
Beni bekliyordun
Tüm zamanları hasıraltı eden yalnızlık
Beni kendine göre ayarlıyordu
Yüzüme baktığında sen, tüm bunlardan azade duygularla
Ben bunu bilmiyordum
Uçarak, karadan ve denizden havalanan hayvanlar
Yer değiştiriyordu
Balıklar kanat, kuşlar pul giyiniyordu
Ben dilimin altına yerleştirdiğim bir sözle çıkageldim
Ve zamansız karanlıkları doğuran bir geceden başka
Bana verecek çok şeyin olmadığını bilmeliydim
Sözleri biten her gün, düğüm atardı diline
Artık bir daha geriye dönülemesin diye
Yeşil, mavi, ya da sarı mı giyinmiştin emin değilim
Aklımda sadece planlamadığım bir öfkenin
Kırmızı rengi kaldı
Ve yalım güneş
Sıcak
Karamsarlık
Nefes aldırmayan nefret dökülürken
Tanımadığım insanların eteklerinden
Ne olduğunu bilmediğim
Ve asla gitmek istemediğim bir dünyada uyandım
İnsanların kalabalık seyirlerinden geçen aheste aşklar
Ve kişiselleştirilmiş duygular
Tüm zamanlara hediye edildi
Boşa sardı belki de
Ve bugün burada
Bu yazdıklarım da yok-muş-
Kimse yok-muş- aslında yaşayan
Dünya’nın içinde başka bir dünya edinen
Ve onun içinde de başka bir dünya edinen
Bölen ve bölünen
Ruhlar
Karanlıkta dolaşırlar
Dokunduğunu sanırlar birbirlerine
Yalan… Hızla oturdu mevsimler yerine
Ay ve güneş
Bu kurguda karakter oyuncu seçilmişlerdi
Dünya ise, esas oyuncu…
Ah zavallı ben, öyle sarsıldım ki,
Yer yerinden oynadı sanki
Ak bir şeritten boşaldı zift gibi bir acı
Damarlarımın tüm direncini kırdı
Şimdi çıksa biri kendini anlatsa, dinlemek istesem
Dinleyemem, hayır!
Ya da anlatacak biri var mı?
Sanırım hiçbir dil bu acıyı eğiremez ağzında!
Uzun bir ömür için, ucundan başlayıp zehre bulayanları
Yıllar geçtikçe yaptıklarını anlayacaklarmış gibi durmaları
Bir bant yayınında en başa sarmaları!
Ve arkalarında hep bir miras bırakmaları!
Ah zamanın aksakallı yolcuları,
Biraz bana taraf bakabilir misiniz?
Oysa derler ki, pişman olmayanın bağışlanmaz günahları
Fakat bu pişmanlığın manası, anlaşılmaktan çok uzak!
Hileli bir yargıç gibi daha çok;
Yüzünün her bir yansımasında bir nefret belireli
Masum olanların kanı bu dünyaya yetersiz mi gelmeli
Diye, gürledi…
-Hepiniz onayladınız aslında kötüleri-
Şimdi gidin ve yaptıklarınızın cezasını çekin dedi,
Kapıyı kilitledi!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder